bölme

  • 1-) a.
    Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim

  • 2-)
    Salon, oda veya sofa gibi büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer

    Gözlerimi tabağıma eğmiş bir vaziyetteyim ama, telefon bölmesini âdeta bakmadan görüyorum. R. H. Karay    

  • 3-)
    Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde

    Vagonun birine binip bölmelerden birine yerleşti. M. Ş. Esendal    

  • 4-) mat.
    Bölmek işlemi, taksim

  • 5-) man.
    Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırmak işi

  • 6-) den.
    Gemilerin içinde, su baskını, yangın gibi durumlarda, ara kapılar kapanınca arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler

  • 7-) kdl.
    Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk

 

sözcük listesine dön Listeye Dön add to favourites Favorilere Ekle send with email E-Posta İle Gönder report error Hata Bildir