boğum

  • 1-) a.
    Boğulmuş, sıkılmış yer

    Sağ elinin şahadet parmağının ilk boğumuyla tetiği çekti. Ö. Seyfettin    

    Çemberlitaş evvelden birinci boğumundan ta tepesine kadar yekpare altın imiş. R. H. Karay    

  • 2-)
    Parmak veya kamış, saz gibi bitkilerin şişkince bölümü

  • 3-) ana.
    İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer

    Lenf boğumları. Sinir boğumları.

 

sözcük listesine dön Listeye Dön add to favourites Favorilere Ekle send with email E-Posta İle Gönder report error Hata Bildir