boğaz

  • 1-) a.
    Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik

    Ses, ciğerlerde biriken havanın boğaza çarpması demektir. Ö. Seyfettin    

    Havada boğazımızı tahriş eden bir şey vardır. Y. K. Karaosmanoğlu    

  • 2-)
    Şişe, güğüm gibi kaplarda ağza yakın dar bölüm

    Şişenin boğazı. Testinin boğazı.

  • 3-)
    İki dağ arasında dar geçit, derbent

    Yol üzerindeki derbentleri ve boğazları işgal ederek ordunun başında bunları takip ediyordu. F. F. Tülbentçi    

  • 4-) coğr.
    İki kara arasındaki dar deniz

  • 5-) mcz.
    Yiyeceği içeceği sağlanan kimse

    Bizim evde beş boğaz var.

  • 6-) mcz.
    Yeme içme

    Boğazına düşkün.

  • 7-)
    Yedirip içirme yükümü, iaşe

    İşçilerin boğazı bizden olacak.

 

sözcük listesine dön Listeye Dön add to favourites Favorilere Ekle send with email E-Posta İle Gönder report error Hata Bildir