kollamak

  • 1-) (-i)
    Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek

    Kocamı kıskanıyor, aradan atmak için vesileler kolluyormuş. S. M. Alus    

  • 2-)
    Göz önünde tutmak, gözlemek

    Daima biraz kollayan, bir tilki gibi tetikte ve hamarat görünürdü. A. Ş. Hisar    

  • 3-)
    Korumak, gözetmek

    O güne kadar ona iyi bak, değerini bil, onu kolla, demişti. N. Araz    

 

sözcük listesine dön Listeye Dön add to favourites Favorilere Ekle send with email E-Posta İle Gönder report error Hata Bildir